İçeriğe atla
Dr. Fatma Kaplan Başal logo
No. 04 · Tanı & Tedavi

Obsesif Kompulsif Bozukluk

Takıntılı düşünceler ve yineleyici davranışlar.

Çoğumuz zaman zaman çeşitli konularda evham, endişe ve takıntılara kapılabiliriz. Ancak genellikle günlük yaşam içinde ortaya çıkan bu duygular ile baş edebilir ve sorunlarımızı yaşamımızı etkileme noktasına varmadan çözüme ulaştırabiliriz.

Takıntılı düşüncelerin günlük yaşamımızı etkileyecek, günlük aktivitelerimizi kısıtlayacak düzeye gelmesi durumunda Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB) akla gelmelidir. OKB; obsesyon adı verilen takıntılı düşünce, fikir ve dürtüler ile kompulsiyon adı verilen yineleyici davranışlar ve zihinsel eylemlerden oluşan bir ruhsal hastalıktır.

Obsesyon

Kişinin zihnine girmesine engel olamadığı, zihninden uzaklaştıramadığı düşünce, fikir ve dürtülerdir. Kişi tarafından mantık dışı olarak değerlendirilir ve yoğun sıkıntı ile huzursuzluğa neden olurlar.

Kompulsiyon

Obsesyonların neden olduğu yoğun sıkıntı ve huzursuzluğu azaltmak ya da ortadan kaldırmak üzere yapılan yineleyici davranış ve zihinsel eylemlerdir.

OKB'de Sık Görülen Tablolar

  • Bulaşma obsesyonu ve temizlik kompulsiyonu
  • Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu
  • Zarar verme obsesyonları
  • Cinsel içerikli obsesyonlar
  • Dini içerikli obsesyonlar
  • Simetri ve düzen obsesyon ve kompulsiyonları
  • Dokunma ve sayma kompulsiyonları

Nedenleri

Nedeni tam anlaşılamamış olsa da biyolojik ve çevresel faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. OKB'li hastaların anne-babalarında ve diğer birinci derece akrabalarında OKB'nin sık olarak görülmesi, hastalığın genetik yönünü düşündürmektedir. Beyin üzerinde yapılan araştırmalarda beynin bazı bölgelerinde ve özellikle de serotonin maddesinin işlevlerinde bozukluk saptanmıştır. Titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmeliyetçi kişilik özelliklerine sahip kişiler OKB'ye yatkın olarak değerlendirilmektedir.

Tedavi

Özellikle serotonin sistemi üzerinde etkili olan ilaçlar OKB tedavisinde oldukça yararlıdır. Serotonin Geri Alım Engelleyicileri adı verilen bu grup ilaçlar yaygın ve başarılı şekilde kullanılmaktadır. İlacın etkili olup olmadığına karar vermek için en az 10 hafta süre geçmesi beklenmelidir. Etkili olduğuna karar verilirse tedavinin en az iki yıl sürdürülmesi gerekir.

Bilişsel-davranışçı tedavide amaç, akla gelen düşünceleri gerçek gibi algılamayı azaltmaktır. Tedavide tehdit, tehlike ve aşırı sorumluluk algılarının ne oranda gerçekçi olduğu hasta ile birlikte araştırılır ve işlevsel olmayan düşüncelerin daha gerçekçi ve işlevsel olanları ile yer değiştirmesi sağlanır. Davranış tedavilerinde ise kişiyi kaygı veren düşüncelerle karşı karşıya getirmek ve kaçma-kaçınma davranışlarını engellemek hedeflenir; bu yönteme alıştırma tedavisi de denir.

Önemli not

Bu metin yalnızca genel bilgi amacıyla hazırlanmıştır; tanı ve tedavi için kişisel değerlendirme yapılması gerekir. Uygun bir randevu oluşturmak için formu doldurabilir ya da doğrudan iletişime geçebilirsiniz.